THKC: Bugüne vuralım yarını kuralım

0 779
image_pdf

BUGÜNE VURALIM YARINI KURALIM

Bundan yüz altmış üç  yıl önce bir 8 Mart günü, Amerika’da New York’lu kadın tekstil işçileri sokağa çıktıklarında tek bir istekleri vardı: Eşit işe eşit ücret ve çalışma saatlerinin düşürülmesi, eşit ve insanca yaşam  koşulları için bir mücadele başlattılar. ABD ve kapitalist düzenin sahiplerinin yanıtı geçikmedi. Grev zor kullanılarak bastırıldı, fabrika ateşe verildi ve yüzlerce kadın yanarak öldü. Ancak kanla bastırılan emekçi kadınların mücadelesi bitirilemedi. Bu büyük katliamdan sonra 8 Mart 1908’de bu kez Chicago’da, kadınlar yine sokaklara çıktı. Bu kez 8 saatlik işgünü istiyorlardı, oy hakkı istiyorlardı, çocuk emeğinin sömürüsünün engellenmesini istiyorlardı. Yanıt yine gecikmedi. Sokaklarda gösteri yapan emekçi kadınların üstüne ateş açıldı, bir günde 140 kadın işçi öldürüldü, yüzlercesi tutuklandı.

8 Mart’ın tarihi işte böylesine direniş dolu bir mücadele pratiğine ve geçmişine dayanıyordu. 1910 yılında toplanan 2.Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı’da Clara Zetkin’in önerisiyle emekçi kadınların taleplerini ortaklaşa dile getirdikleri bir gün olan 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edildi.

New York ve Chicago caddelerinde direnenler emeğiyle geçinen ve insanca yaşamı savunanlardı. Bugün ise burjuva hokkabazların “sistem karşıtı fakat düzen içi STK aktivistlerinin”  8 Mart kadınlar günü etkinlikleri adı altında kokteyl salonlarına hapsetmeye çalıştığı bu direniş, tarihe 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü olarak kanla yazılmıştır.

  • 8 MART: KADINLARIN DEVRİMCİ KURTULUŞ GÜNÜDÜR

Kadınlar varoluş ve yaşamdır. İşte bu nedenle  özgürlük ve eşitlik için dünyanın her yerinde sokaklardalar. Türkiye’den Avrupa’ya, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya kadar en güçlü sesleriyle “dün de vardım, bugün de varım, yarın da var olacağım, erkek şiddetine, işsizliğe, yoksulluğa, haksız ve işgalci savaşlara karşı seslerini birleştiriyorlar. Eşitlik ve özgürlük uğruna canları pahasına yüksettikleri bu bayrağı bugünde yasaklara, zorbalığa ve baskılara rağmen dünyanın dört bir yanında kadınlar dalga dalga taşıyorlar.

Biz biliyoruz ki kadın mücadelesi aynı zamanda bir varoluş mücadelesidir. Bu varoluş mücadesinde kadınlar yaşamın her alanını örgütlemeli, faşist devlet terörüne  karşı mücadelenin her cephesinde en ön saflarda işçi ve emekçi halkımızın devrimci kurtuluş mücadelesini yükseltmelidir.

  • EMEKÇİ HALKLARIMIZA

Ülkemiz, emperyalizm ve işbirlikçi tekelci burjuvazi tarafından artık yaşanılmaz hale getirilmiştir. İşçi ve emekçi halkımızın çocukları gerici ve işgalci savaşın kurbanları olarak, kendilerine ait olmayan bir savaşa sürülmüşlerdir. Oligarşik dikta devleti T.C ve onun saltanat heveslisi Erdoğan, yıllardır Suriye’ye yönelik bir saldırı savaşı sürdürmekte. Bu gayri-meşru ve işgalci savaşın sonucunda yüzbinlerce insan ölmüş, milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından edilerek mültecileştirilmiştir.

Bugün ise Suriyeli mülteciler ülkemizde şovenist ve ırkçı saldırılarla karşılaşıp, kölelelik şartlarında çalıştırılırken aynı zamanda Avrupa kapılarına sürülerek tüccar Erdoğan’ın pazarlık malzemesi haline getirilmiştir. Bugün ülkemizde insan haklarından, demokrasiden, eşit ve insanca bir yaşamdan bahsetmek iğrenç bir demogojiden başka bir şey değildir. Bu durum böyle sürüp gidemez. Artık bugüne vurmanın yarını kurmanın tek yolu devrimdir.

YA BARBARLIK! YA SOSYALİZM!

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

THKC – GERİLLA BİRLİĞİ

5 MART 2020

image_pdf
You might also like