Parti-Cephe Savaşçısı Arif Yılmaz

0 2.095
image_pdf

Arif Yılmaz 1961 yılında Sivas’ta doğdu ve oldukça küçük yaşta Adana’ya geldi. Adana’da ilk-orta ve lise öğrenimi gördü. Devrimci mücadeleyle Endüstri Meslek Lisesi döneminde tanıştı. DY saflarında mücadele ederken, DY oportünizmini yakından tanıma fırsatını buldu. Nurettin Gürateş yoldaşın 1977’lerde tohumunu attığı Çukurova’daki örgütlenmenin ilk kadrolarındandır Bedir Ali Akarsu ve Arif Yılmaz.

1978 yılında THKP-C/MLSPB saflarına katıldı. Bu dönemde siyasal-pratik düzeyde hızlı bir gelişim göstererek, üye konumunda mücadelenin her alanında görev aldı. O, 1975’lerde kabaran ve kendiliğinden yanı olan kitle mücadelesinin içinde, devrimci teoriyi kavrama düzeyine paralel olarak, devrimci mücadelede yerini-yönünü tayin etti. Özellikle Endüstri Meslek Lisesi ve İstiklal -Meydan- Döşeme mahalli alanlarında devrimci mücadelenin en ön saflarında yer aldı. Atatürk parkı, yurtların, okulların (Ticaret Lisesi, Mühendislik, Sanat okulları) faşist işgalden arındırılmasında aktif rol oynadı. Bir çok insanın devrimci saflara katılmasına ve Politik-Askeri eylemlerde yetkinleşmesinde eğitici oldu.

Arif Yılmaz’ın hem kitle çalışmasındaki maharetleri, hem de Anti-faşist mücadeledeki aktif tavrı 1970’lerde katıldığı devrimci hareketimize güç verdi. Ve devrimci hareket saflarında örgütlü bir Parti–Cephe savaşçısı özelliklerine ulaştı.

Hem 12 Eylül öncesi süreci, hem sonrasını yaşamış devrimciler açısından DY denilince akla gelen ilk şey oportünizm ve tasfiyeciliktir. GÜRATEŞ yoldaşın Çukurova’daki çalışmaları ile gayri-resmi inkarcıların sağ tasfiyeci çizgileri deşifre olunca, hareketimize yönelen zeminlerini tutabilmek adına, hareketimize dönük kalleşçe provakasyonlara yeltendiler. 30 Temmuz 1979’da Bedir Ali Akarsu, 10 Ağustos 1979’da ise Arif Yılmaz yoldaşlar, tescilli DY tasfiyecileri tarafından kalleşçe katledildi. Bu ve buna benzer kalleşçe saldırılar, hareketimizin geçmiş belgelerinde “sol içi çatışma” olarak nitelendirilmiştir. Aksine, bu sol içi bir çatışma değildir. Doğrusu, devrim ile tasfiyeciligin çatışmasıdır. Bu böyle bilinmelidir.

Onlar, oligarşiye ve faşizme karşı mücadeleleriyle ön plana çıkmışlardır. Hayatları boyunca Oligarşiye karşı birçok devrimci eylemde aktif görev almış yoldaşlarımız Arif Yılmaz ve B. Ali Akarsu yoldaşları kaybettik. Biz, canımıza can katan değerli, üretken iki yoldaşı yitirdik. Ama daha da önemlisi, tasfiyeciligi tescillenen DY gibi kötü bir gelenek ve devamıyla Türkiye devrimi çok şey kaybetti.

O bütün yaşamı boyunca devrim ve sosyalizm bayrağını en yüksekte tutmayı başardı. Onurumuzdur.

Arif  Yılmaz yoldaş yaşıyor, savaşıyor!

B. Ali Akarsu yoldaş yaşıyor, savaşıyor!

Yaşasın THKP-C/MLSPB

image_pdf
You might also like