THKP-C/MLSPB: Gerillalar Kurtuluş Bayrağını Birbirine İletiyor

0 794
image_pdf

12 Eylül öncesi ABD Cunta şeflerine “Özel harp dairesine” (komitesi) talimatı vermişti “Türkiye’de toplumsal uyanış, ikdisadi gelişmenin önüne geçmişti.” bu tehlike bertaraf edilmeli. Cunta şefleri daire başkanlığı bir dizi seri komploları adım, adım uygulamaya sokmuş ve operasyonları başlatmıştı. Bunlardan en belirleyici olanı toplumsal uyanışın öznesi olan İşçi ve emekçi halkın ekmek, adalet ve özgürlük talebinin kanla bastırılması idi. Bin dokuz yüz yetmiş yedi, unutulmaz yılın adı bir Mayıs bayramı idi.” Dertler ve acılar içinde kıvranan İşçi ve emekçi halkın bayramı “daire başkanlığı” tarafından katliamla sonlandırımıştı. Toplumsal uyanış bertaraf edilmişti. Sıra toplumsal uyanışın öncülerinde idi.

12 Eylül’e iki gün kala seri komplolara bir yenisi daha ekleniyordu. Komite’nin “polis” müdürü Mehmet Ağar halkın savaşçısı Zeki YUMURTACI‘yı kaldığı hücre evinde gözaltına alır. Lenin Zeki 17 Eylül 1980’de ‘keşif’ bahanesiyle dışarı çıkartılıp Avcılar’da kurşuna dizildi. Senaryo hazırdı: kendisini kaçırmaya gelen arkadaşlarının kurşunlarına hedef olmuştu.”

77 yılında Henüz 20 yaşlarında idiler. Zeki YUMURTACI ve Tamer ARDA Filistin kamplarında birlikte eğitim görmüşlerdi. THKP-C/MLSPB gerillaları kurtuluş bayrağını birbirine iletiyordu. Siyonist İsrail Başkonsolusu cezalandırılacak idi. ARDA ve ERMUTLU eylemin son hazırlıklarını gözden geçirmek için İstanbul Sefaköy’de buluşacaklardı. 5 Haziran günü ele geçirilen Şemsi Özkan haini dönemin  Amerikan kimliğinide taşıyan Emniyet müdürü Şükrü Balcı’ya buluşma yerini ötmüştü. ARDA “haince” kuşatılmış idi. ABD kimlikli kolluk gücü ile ARDA sokak, sokak çatışarak, çatışma bölgesinde bir yoldaşını “hain” pusunun dışına çıkarır ve yaralı halde yakalanır. ABD kimliği taşıyan Şükrü Balcı ARDA’nın bedenine onlarca kurşun sıkar. Komite basını menşetten duyurur haberi  “Teslim ol çağrısına silahla karşılık veren son onbeş yılın en büyük şehir eşkıyası Tamer ARDA ölü ele geçirildi.” Buluşma yerine araçla giden ERMUTLU’nun etrafı ehliyet kontrolu bahanesiyle çevrilir ve 6 Haziran 1981 yılında Tamer ARDA ve M. Atilla ERMUTLU yoldaşlar şehit düşer.

Bir kez Türkiye halkları Parti-Cephe silahına kavuşmuştu. Silah umuttu. Silahla dikilecekti kurtuluş bayrağı oligarşinin burçlarına. Adalının silahı düşürülmeyecekti ellerden. ADA bir kez daha 5 Haziran’ı 6 Haziran’a bağlayan sabahın şafağı ile kızıllaşacaktı. Karanlığın cüceleri aynı bildik nakaratları tekrar, tekrar anons edeceklerdi  “Teslim olun” Siz İki ADALI’yı teslim alabildinizmi be gafiller. Faşist namlular “Ya Özgür Vatan Ya Ölüm”  sloganları ile  bu kezde Doğan ÖZZÜMRÜT ve Ercan YURTBİLİR yoldaş tarafından susturulacaktı.

Eger tarih tekerrürden ibaret ise ADALILARIN ne silahı ne sloganları susmayacak, susturamayacaksınızda. Ne ilginçtir ki Ülkemiz’de 12 Eylül öncesi bütün felaketlerin, emekçi halklara ve öncülerine yönelik saldırı katliam vs. her şeyin yürütüldüğü “Özel harp daire başkanlığında” görevli polis müdürü Mehmet Ağar bugünde içişleri bakanı SS’in danışmalığını yapmakta ve halklara yönelik bütün saldırı ve katliamlara imza atmaktadırlar. Ama artık ne emperyalist merkez ABD’de ne de Türkiye’de halkların nefesini kesmeye gücünüz yetmeyecek.

Kızıldere’den, Mayıs’a, Haziran’dan, Eylül’e, Arda’dan, Arpaçay’a  Saner’den, Çakas’lara, PARTİ-CEPHE silahı elden ele geçecek, sloganları dilden dile dolaşacak, halklaşarak kurtuluş bayrağı oligarşinin burçlarına dikilecek.

Ve onlar; liderdirler, liderler devrim savaşında masa başında oturmazlar, bu savaşta en ön safta savaşırlar…

Yolumuz; devrim yolunda düşenlerin yoludur.

Kurtuluşa kadar savaş!

Ya Özgür Vatan Ya Ölüm!

THKP-C/MLSPB

6 Haziran 2020

image_pdf
You might also like